Adana Yüreğir Belediyesi

yuregirlogo

YÜREĞİR’DE YAŞANAN TARİHİN HATIRALARI
Günümüzde Yüreğir olarak bilinen Çukurova’nın verimli topraklarına adım atan ilk insandan beri önemli tarihi olaylar yaşandı.

Ramazanoğulları ve Yüreğir Aşiretinin Çukurovaya Gelmesi
Öncelikle YÜREGİR isminin tarihi önemini açıklamak gerekirse 1340’lı yıllarda ÜÇOK Türkmenlerinden Yüreğir aşireti, Mısır Memluk Devleti’nin desteği ile Misis yakınlarına geldi. Çaldağı eteklerine yerleşti. Çaldağı, ovanın orta yerinde ve çevreye de hakim bir yerde idi. Çalılarla kaplı bir tepelik alan idi. Ramazanoğulları, kervan geçiş yerindeki Çaldağında CAMİLİ adıyla köy kurdular. Aynı yerde Adana’dan Halep ve Maraş’a giden kervan yolu da bulunuyordu. Kervanların konaklama yeri idi ÇALDAĞI eteleri ve Çamili köyü. Yüreğir aşiretinin beyi durumundaki Ramazanoğulları ve onlara bağlı Türkmen topluluklar, 1360 yılında yakınlarda bulunan Kafirkırıldığı mezrasında Ermeniler ile savaştılar. Sonra engelle karşılaşmadan Taşköprü’den geçerek Adanayı fethettiler. Ancak Camili köyünde Ramazanoğulları’nın ismi ile söylen tarihi mezarlık veya ören yeri günümüze kadar varlığını sürdürdü. Bir gün yolunuz Çimento fabrikasının yakınındaki Çaldağı ve doğu eteklerindeki tarihi Camili köyüne düşerse orada YÜREĞİR aşiretinin bey ailesi olan Ramazanoğulları’nın ÜÇOK damgalı mezarlarını görebilirsiniz.

Truva Kahramanı Misis Şehrini Kurdu
Yüreğir ilçesi sınırları içinde bulunan tarihi Misis antik kentinde yaşanan olaylar ise insanlık tarihinin ilk dönemlerini aydınlatan gizemli bilgiler ile doludur. Tarihi kaynaklara göre M.Ö. 1200’lü yıllarda Truva savaşlarına katılan hükümdar MOPSUS, Çukurova’ya gelerek Ceyhan nehri kıyısında kendi adıyla söylen MOPSUESTİA –günümüz Türkçesi ile Mopsus’un ocağı- şehrini kurdu.
Büyük İskender, MÖ 333 yılında Kilikya olarak bilinen Adanaya geldi. Deniz sahilindeki Magarsus (Karataş şehir yakınındadır) kentine uğradı, Sonra Yüreğir ovasında ve Ceyhan nehri kıyısındaki MALLOS şehrine uğradı. Ve buradan doğuya yönelerek Misis üzerinden Çukurova’yı körfeze bağlayan Demirkapı’dan İSSOS’a doğru gitti. Ve İssos’ta Pers Hükümdarı Darius ile savaştı. İskender’in ziyaret ettiği MALLUS şehri Kızıltahta köyü yakınındadır. Bahsi geçen Mallus kentinde basılan paralar üzerinde insana benzeyen tanrı görüntüleri ve kuş şekilleri dikkat çeker. M.Ö.5. yüzyılda basılan Mallos paraları üzerindeki kuş görüntüleri, insanların dost olarak gördükleri kuşlara olan saygılarını ve onları koruma düşüncesini canlı olarak yaşatma duygularını gösterir.
Misis kenti Romalılar zamanından Bizans’a ve Haçlılara gelinceye dek hem Yüreğir ovasının merkezindeki geçiş yeri ve hem de nehir gemilerinin yanaşarak tarım ürünlerini aldığı liman özelliğini korudu.

Fransız İşgalinde Saldırıya Uğrayan ve Katliam Yapılan Camili Köyü

Fransızların Adanayı işgal yıllarında 15 Haziran 1920 tarihinde Ermeni silahlı topluluklar ÇALDAĞI eteğinde bulunan Camili köyüne saldırı yaptılar. Köy yakıldı. Yakınlarda bulunan Rifat Kodal ailesinin tarihi çiftlik binasında Türklere karşı katliam gerçekleştirildi. Günümüzde bile bahsi geçten çiftlikle Ermen silahlı komitacıların katliamlarının izleri olan kurşunlanmış demir kapı görülebilir.
YÜREĞİR, Cumhuriyet döneminde özellikle tarım alanında Çukurova’nın en verimli topraklarının bulunduğu yerdi. 1920’li yılların başlarında Taşköprünün doğu sahilinde birkaç evden meydana gelen mahalle durumundaki Yüreğir ilçe merkezi, aradan geçen zaman içinde hızlı nüfus artışına sahne oldu. 1986 yılında YÜREĞİR ilçesi kuruldu. Ve Adana şehrinin doğu sahilinde kurulan Yüreğir ilçe merkezi ve ona bağlı köyler tarihin hatırası olan kültürel ve sosyal değerleri yaşatarak günümüze kadar getirdi.
Özetle söylemek gerekirse Yüreğir’de yaşanan tarihi olaylar Çukurova Tarihinin de hafızasıdır, üzerindeki örtülerin kaldırılmasını bekler…

MİSYONUMUZ

“Çağdaş ve modern bir Yüreğir için çalışıyoruz” sloganı ile çevreye duyarlı kalarak kentsel dönüşüm için modern ve estetik imar alanları açılması,
Halkımızın ihtiyaçlarına öncelik vererek güler yüzlü hizmet etmek,
Çalışanlarımızın ufkunu genişletecek ve bilgilerini güncelleyecek eğitim almalarının sağlanarak, yaşam standartlarının yükseltilmesi,
İlçemizin kırsal görüntüsünden kurtararak, modern kent haline getirmek görevimizdir.

VİZYONUMUZ

Şeffaf, katılımcı, hesap verilebilirliği yüksek, temel hak ve özgürlüklere saygılı, adalet ve eşitlik anlayışı ile çalışarak Yüreğir’i yaşanabilir, modern kent haline dönüştürecek, bilgiyi, kaynakları ve teknolojiyi en üst seviyede kullanan bir belediye olmaktır.

Yüreğir’in tarihçesi
Yüreğir ilçesi adını M.S. 1250-1352 yılları arasında Türk oğuz boyundan Üç oklara mensup Yüreğir Aşiretinin yerleşmiş olduğu Yüreğir ovasından almış olup 05.06.1986 tarih ve 3306 sayılı kanunla kurulmuştur.

YÜREĞİR DE KADINLARIMIZA POZİTİF AYRIMCILIK YAPIYORUZ

KADIN VE ERKEK BİRBİRLERİNİN EŞLERİDİR

KADINA YAPILAN HER TÜRLÜ ŞİDDETİN KARŞISINDAYIZ

Yüreğir Belediye Başkanı Mahmut Çelikcan, sağlıklı bir sosyal çevrenin oluşması ve sürdürülmesinin önündeki en büyük engellerden birinin bireysel ve toplumsal şiddet olduğunu söyledi.

Şiddetin her türlüsüne karşı olduğunu, şiddete en fazla kadınların mağruz kaldığını belirten Başkan Çelikcan ‘Kadına yönelik şiddet; cinsiyete dayanan, kadını inciten, ona zarar veren, fiziksel, cinsel, ruhsal hasarla sonuçlanma olasılığı bulunan, toplum içerisinde ya da özel yaşamında ona baskı uygulanması ve özgürlüklerinin keyfi olarak kısıtlanmasına neden olan her türlü davranıştır’ dedi.

Kadın veya erkek olarak dünyaya gelmek Yüce Allah’ın bir lütfüdür diyen Başkan Çelikcan; ‘Biri diğerine göre üstünlük ifade etmez; aksi taktirde haksızlık edilmiş olur. Demek ki insan, kendi cinsiyetini belirleme hakkına sahip olmadığı için cinsler de hukuken birbirlerine üstün değil, ailede veya sosyal hayatta birbirlerinin eşleridirler.’ şeklinde konuştu.

Başkan Çelikcan açıklamalarını şöyle sürdürdü : ‘Kadınlarımız ve annelerimiz insanlık var olduğu günden bu yana merhametin, şefkatin özverinin ve karşılıksız sevginin bitmez tükenmez kaynağı olmuşlardır. Hayatımızdaki en değerli, en önemli varlıklarımızdırlar.

YÜREĞİR DE KADINLARIMIZIN EĞİTİLMESİNE ÖNEM VERİYORUZ

Toplumun en temel öğesi olan kadınlarımızın yaşadığı sorunları biliyor, bu yüzden sosyal projelerimizin tamamının merkezine kadınlarımızı koyuyoruz. Toplumu doğurduğu gibi eğiten ilk ve en önemli öğretmenlerimizde kadınlardır. O yüzden bir ülkede yapılacak en stratejik ve değerli yatırım o ülkenin kadınlarına yapılan yatırımdır. Çünkü bu gelecek nesillerin kaderine etki edecektir. Belediyemizin meslek edindirme, eğitim, spor ve dinlence eksenindeki her hizmetinde kadınlarımıza pozitif ayrımcılık yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Hükümetimizin son yıllarda özellikle kız çocuklarımızın okullu olma oranlarında yaptığı dev artışlar, yapmış olduğu çalışmalar, bizler içinde övünç kaynağıdır. Kadın ailenin, ailelerde toplumların temelidir.

BÜTÜN SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ İLE İŞBİRLİĞİ YAPIYORUZ

Yüreğir, Adana’nın sosyo ekonomik açısından en zayıf bölgesidir. İlçemiz, Adana da insan göçünün en yoğun olduğu yer olmak ile birlikte eğitim ve ekonomik açıdan da önemli sorunları barındırmaktadır. Sorunlardan en çok etkilenen kadınlar, hizmete açtığımız 11 adet Kültür Evlerimiz de eğitimlere katılarak, sosyal ve ekonomik anlamda kendi gelişimlerini sağlamaktadırlar. İki yıl içerisinde yaklaşık 15000 kadınımız gerek mesleki eğitimlerimizden, gerekse bilinçlendirme eğitimlerimizden faydalandı. Bu eğitimler sonucunda bir çok kadınımız evlerine ekonomik katkı sağlayacak meslekler öğrendiler. Bir çok kadınımız aldıkları bilinçlendirme eğitimleri sayesinde kendilerini toplumda daha iyi ifade ederek ve haklarını arayabilecek duruma geldiler. Ayrıca ilçemizde Kent Konseyi Kadınlar Meclisi’ni kurduk. Çalışmalarını sürdürüyorlar. Yüreğir Belediyesi olarak bütün sivil toplum örgütlerimizle bölgedeki kadınlarımızın ihtiyaçlarını gidermeye yönelik işbirliği ve projeler yapıyoruz.
Bizleri yetiştiren analarımızın bacılarımızın eğitimli olması toplumumuzun geleceği açısından çok önemlidir.

portfolio5

portfolio5

portfolio5

portfolio5

Ankara Çankaya Belediyesi

yuregirlogo

ÇANKAYA’NIN TARİHİ

Çankaya ilçesinin tarihi Ankara’nın genel tarihinden ayrılmasa da onun gerçek tarihi Cumhuriyet’le başlar. Milli Mücadele’nin ilk günlerinde Çankaya, bağ ve bahçeleri ile yayla görüntüsündeydi. Birkaç küçük bağ evi, bozkırın ortasında yer alan yeşilliklerin arasında zar-zor seçiliyordu. Şehirse şimdi Numune Hastanesi’nin bulunduğu tepede bitiyordu. İncesu Deresinin olduğu yer ise sel taşkınları ile oluşmuş bir bataklıktan ibaretti. Cebeci ve çevresi çayırlıktı. Yer yer kavun ve karpuz, bağ-bostan ekiliyordu. M. Kemal Paşa’ya Dikmen tepelerinde yapılan görkemli karşılama ve Çankaya’da küçük, havuzlu bir bağ evinin ayrılması, ilimiz ve ilçemiz için dönüm noktası oldu. Mustafa Kemal’e ayrılan bağ evi elden geçirilerek köşk haline getirildi. Hemen yakınına Başbakanlık konutu yapıldı. Türkiye Devleti’ni tanıyan ülkeler, gösterilen yerlere inşaatlarını yaparak elçiliklerini İstanbul’dan Çankaya’ya taşıdılar. Böylece Yenişehir ve Atatürk Bulvarı doldu, Sakarya ve İzmir caddelerine taştı. 1950’li yıllardan sonra Ankara yoğun iç göç  sonrasında gecekondularla çevrelendi. Bundan da en büyük payı ne yazık ki Çankaya ilçesi aldı. Çankaya, 9 Haziran 1936’da merkez ilçe yapıldı. O zamanlar bucak olan Gölbaşı ve Elmadağ  ilçemize bağlandı. Daha sonra Kayaş, Cebeci, Bahçelievler ve Dikmen bucak oldu. 1960 yılında bucak teşkilatlarının kaldırılmasıyla Kayaş, Cebeci, Bahçelievler ve Dikmen Çankaya’nın semtleri haline geldiler. 30.11.1 983’te Mamak ve Gölbaşı ilçe yapılarak Çankaya’dan ayrıldı. İlçemizin bugün 17 semti, 104 mahallesi ve 3 köyü vardır. 2000 yılı nüfus sayımına göre Çankaya’nın nüfusu 765.354’tür. Köyleriyle birlikte bu rakam  769.331’e çıkmaktadır. Fakat Çankaya’nın Ankara’nın diğer metropol ilçelerinden farkı, gündüz nüfusunun 2 milyonu bulmasıdır. Çünkü Ankara’nın sosyal, kültürel siyasi, ve ticari hayatına yön veren kuruluşların önemli bir bölümü Çankaya sınırları içerisindedir. Cumhuriyetle birlikte devlet yöneticilerine ve konuklarına hizmet vermektedir. Çankaya Başkent içinde başkent olarak Ankara’nın en itibarlı, en dikkat çeken ilçesi olmuştur. Çünkü Çankaya sınırları içerisinde Cumhurbaşkanlığı Köşkü, TBMM, Başbakanlık, kuvvet komutanlıkları (genelkurmay Başkanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı, bakanlıklar, kamu kuruluşları, büyükelçilikler, önemli ticari, kültürel ve sosyal merkezler yer almaktadır.

KADIN ÇALIŞMALARI: “ŞİDDET”

KADINA YÖNELİK ŞİDDET BİR İNSAN HAKKI İHLALİDİR!

Kendisini çok farklı biçimlerde gösterebilen şiddet olgusu, günümüzde toplumsal ve

bireysel boyutta sık sık karşımıza çıkmaktadır. Kadınların kendi yakınları tarafından dayak, tecavüz, işkence, öldürme gibi fiillere maruz bırakılmaları aile mahremiyeti içinde algılandığı için insan hakları mücadelesinin dışında bırakılmıştır. Bu nedenle devlet kurumları sorumluluk üstlenmemiştir. Ancak son yıllarda insan haklarının evin çatısı altında da gözetme eğilimi artmıştır. Henüz tüm toplumsal sınıf ve katmanlar tarafından  bu sorunun ciddiyeti anlaşılmamış olsa da Çankaya Belediyesi kurumsal olarak insanın olduğu her alanda hakkın ve hukukun olması gerektiği görüşündedir.

Kadına yönelik şiddet münferit olay değildir. Münferit demek suçun sahibi, olayın faili kişidir anlamına geldiğinden kamu görevlileri üzerine düşen sorumluluğu almamıştır. Son yıllarda kadına yönelik şiddetin, sistemin doğasından beslendiği, toplumsal yapının dokularında ürediği bilince çıktığından “hak ihlali” tanımı yapılmıştır. İnsan hakkı ihlallerini önlemek devletin tüm kurum ve kuruluşlarının sorumluluk alanına girdiğinden Çankaya Belediyesi üstüne düşen görevi üstlenmiş, özel alana dair sosyal politika yapmanın gereğiyle kadın çalışmasına kaynak ayırmıştır.

 Toplumsal ortak akla yüklenen “muhtaç olma”, “sadaka kabulü” gibi muhafazakâr yaklaşımlar genel olarak yoksulların, özel olarak şiddet gören kadınların güçsüzleşmesini muhtaçlık olarak algılatıp, yurttaş olarak bilincini kapatmakta, özgüven, özsaygılarını azaltma işlevi görmektedir. Kadınlar kendilerinin devlet tarafından korunması gerektiğine dair inanç ve bilgi sahibi olmadıklarından, hak arama davranışları da az gelişmiştir. Bütün bu nedenlerle Çankaya Belediyesi ahlaki çoğunluğun oluşturduğu yanlış bilinci dönüştürmek konusunda da belediyecilik anlayışı ekseninde etkin politikalar üretmesi gerektiğinin bilinciyle hareket etmektedir. Bu nedenle Kadın Danışma Merkezi ve Kadın Sığınmaevinde uzman kadroları ile 8 Mart 2008 yılından itibaren hizmet vermektedir.

KADIN DANIŞMA MERKEZİ

Ankara’da yaşayan 18 yaşın üstünde her sosyal kesimden kadınların toplumsal cinsiyet, kadın-erkek eşitliği, kadına yönelik şiddet, kadının toplumsal statüsü ile ilgili konularda bilgilendirilmeleri, güçlendirilmeleri ve desteklenmeleridir.

Kadın Danışma Merkezi, danışanı olduğu kişinin sorununu ekonomik, toplumsal ve kişilik özelliklerinin bileşkesi olarak kavrayıp, sorun analizini-güçlendirme planını yapabilme amacıyla kurumsallaşan, şiddet odaklı mağduriyet yaşayan kadınlara hizmet sunan birimdir. Ayrıca kurumumuza aile içi şiddet mağduriyeti olmasa da ayakta kalmakta zorlanan, destek isteyen, düşkünlük durumu yaşayan kadınlara da danışmanlık yapılmaktadır. Görüşmeler kadınların beyanını esas almakta, ihtiyaç duyulursa daha sonra durumlarını belgelemeleri istenebilmektedir.

Kadın Danışma Merkezimizde, başvuranlara danışmanlık hizmeti verilmekte ve farklı sosyal hizmet yardımlarından destek alınması konusunda gereken yönlendirme yapılmaktadır.

Kadın Danışma Merkezi kadına yönelik şiddet konusunda kurumsal işbirliğinin önemine inanarak; Ankara Barosu, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kadın hizmetleri müdürlüğü ve İl Sağlık Müdürlüğü ile koordineli çalışır. Kurumlar arası yazışmalar ve deneyim paylaşımı buradan gerçekleştirilmektedir.

KADIN SIĞINMAEVİ

Kadın Sığınma Evleri; Fiziksel, duyusal, cinsel ve ekonomik İHMAL ve istismara uğrayan kadınların ve psiko-sosyal ve ekonomik sorunlarının çözümlenmesi ve bu süreçte varsa çocuklarıyla birlikte yatılı olarak kalabilmeleri yatılı bir sosyal hizmet veren kurumlardır. Çankaya Belediyesi Kadın Sığınmaevi, 25 kadının çocuklarıyla birlikte kalmasına yetecek kapasitededir. Sığınmaevine kabul için, ilgili yasalar çerçevesinde Kadın Danışma Merkezine başvurulması gerekmektedir

18 yaşın üstünde, şiddete maruz kalmış ya da kalma riski taşıyan kadınlara, psiko-sosyal, hukukî ve ekonomik sorunlarının çözümlenmesi sırasında geçici barınma hizmeti sunulmaktır. Ancak istisnai durumlarda, örneğin, madde bağımlılığı olan kadınlar gibi, tedavi gerektirdiği için kabul yapılmaz. Kadınların ve çocukların, kendilerini güvende hissedebilecekleri bir ortam sağlanması ilkedir. Sığınmaevinde, maruz kalınan şiddet ve öğrenilmiş çaresizlikten kaynaklı yaşadıkları sorunları aşmaları için destek sunulmaktadır. Başka yaşam seçenekleri geliştirmelerine yönelik çalışmalar yapılmaktadır.

Çankaya Belediyesi Kadın Sığınmaevinde; Çalışma odaları haricinde kadınların etkinlik yapabileceği ortak salon, sanat atölyesi bulunmaktadır. Kadın sığınmaevinde kalan kadınların çocukları için kreş hizmeti de verilmektedir. Çocukların evdeki diğer arkadaşlarıyla vakit geçirebileceği bir oyun odası vardır. Ayrıca, çocuklara yönelik eğitim ve rehabilitasyon çalışmaları yürütülmektedir.

Kadının hayatını şekillendirmek için kendisine ayırabileceği, evin dışında sorunlarını çözmek için geçireceği rahat zamanlara yer açılmaktadır.

Sığınmaevinde kalan kadınların tamamına psikolojik destek verilmekte, ihtiyaç durumunda ev içinde anlaşmalı psikiyatrisiler tanı ve tedavi uygulamaktadır.

Sığınmaevinde kalan kadın ve çocuklar için uğraş terapisi yapılmakta, kadınların şehrin imkanlarından yararlanabilmeleri için sinema, tiyatro, müzik etkinliklerine katılımları sağlanmaktadır.

SAYILARIN ARDINA SAKLANANLAR

Çankaya Belediyesi yönetimi ve çalışanları olarak, ortak inancımız odur ki, kentsel güvenlik kavramının hane içini de kapsadığı, orada yaşanan şiddete müdahale etmenin ortak yaşantımıza yararı olacağı biçimindedir. Çocukluğumuzda öğrendiğimiz masaldır, sıcak yuva ama bazı yuvalar sıcak değildir. Orda kapı kapanınca korku egemen olur. Ve oradan yayılan korku, öğrenilen şiddet sadece orda kalmaz, yayılır. En çok güvenilmesi ve koruması gerekenden zarar gören insan evladı güvenilir olmanın toplumsal gereğini anlamaz. En basit haliyle toplum, ailede başlayan şiddetle, çürüyen tenlerimizle çürümeye başlar

Kadın cinayetleri artmaktadır. Ölüm adli makamların kayıt altına aldığı soğuk sayı ama yaşananları da saymak gerekir.Yaşayanı sayan, sayıların ardını gören ve şiddet olamadan yaşama imkânını yaratan bir toplumsal yapı için hepimize görev düşmektedir. Sessiz kaldığımız her an hepimiz bu suçun faili oluruz. Mağdur olduğumuzda ise sesimizi duyan olmaz. Yaşayanların çığlığını dindirmek ise asıl olarak “saygıdır”

Herkesin bir hikâyesi her hikâyenin bir izi vardır. Çaresizlik, ümitsizlik, korku şiddet yaşayan kadının ruhuna işleyen izleridir. Bu izleri silmek, silemediğimizde etki gücünü azaltmak kadın danışma merkezi ve sığınmaevimizin görevlerindendir.

BAŞKA TÜRLÜ YAŞAMANIN İMKÂNI

Çankaya Belediyesi, kadına yönelik şiddetle mücadelede üzerine düşen önemli sorumluluğun bilincindedir ve bu mücadeleyi genel hizmet politikasının en temel unsurlarından biri olarak görmektedir. Çankaya Belediyesi, şiddete karşı mücadeleye hem kadın sağlığı hem de toplumsal boyutuyla katkıda bulunmaktadır.

Kadına yönelik şiddeti önleme çok boyutlu, farklı yöntemlerle ilerleyen yaklaşımların çoğunu bir arada barındırmaktadır. Şiddet birkaç odaklı bir konu olup kimi sosyal bilimci tarafından travma nedeni olarak tanımlanırken, bazıları da ezme-ezilme ilişkisi içinde norm olarak toplumsal dokunun parçası olarak betimlemektedir

Çankaya Belediyesi tüm bileşenleriyle, şiddet ve tahakküm ilişkilerinin insanlık dışı olduğu, bizim özel olarak kadına yönelik şiddeti önleme çabamızın, genel olarak şiddeti önleme girişimlerine katkısının olacağı inancındayız. Şiddet göreni yaşadığı şiddetten korurken uygulayanı da koruruz. Sevdiklerine zarar vererek insan vicdan sahibi olamaz, insan kalmaz. Sevdiklerine zarar verebilen insan yabancılara daha büyük zarar vermekten kaçınmaz. Biz şiddet gören insanı korumaya çabalarken şiddet uygulayan içinde insanlığı koruruz. Bu nedenle yaptıklarımızın ve yapmak istediklerimizin iyiliği ve doğruluğundan güç alıyoruz. 

İstanbul Tuzla Belediyesi

yuregirlogo

BAŞKANIN YAZISI

Değerli Dostlar,

Tuzla Belediyesi’nin iştirakçi olarak yer aldığı bir sosyal sorumluluk projesi ile birlikteyiz.

Erkek egemenliği; dünyanın neredeyse her yerinde, yaşamın her alanında karşılaştığımız ve hatta kanıksadığımız, olması gerekenin buymuş gibi algıladığımız bir süreçtir. Erkeğin fiziki üstünlüğünün söz sahibi, otoriter ve baskıcı güç olarak kullanılması, toplumda eğitimden kültüre her kategoride kendini doğal bir süreç gibi göstermiştir.

Bilginin son derece hızlı yayıldığı günümüzde ise bu süreç erkeğin üstünlüğünden toplumsal eşitliğe, hatta ülkemizde 2010 yılında referandumla kabul edilen anayasa değişikliğiyle kadının pozitif üstünlüğüne kadar uzanmıştır. Başta eğitim olmak üzere teknolojinin hayatımızda artan önemi, sosyal ve kültürel alandaki gelişim ile kadının statüsü hak ettiği değere doğru yükselişe geçirmiştir. Ekonomik özgürlük ve kanunlarda yapılan düzenlemelere rağmen kadına yönelik şiddet toplumsal bir sorun olarak her gün yeni ve üzücü örneklerle hafızamızda tazelenmektedir.

Tuzla’da sorumluluğumuzu bu kentin bize gelecek kuşaklara sunulmak üzere emanet edildiği bilinciyle sürdürüyoruz. Özellikle sosyal açıdan dezavantajlı kesimlere, onların hayatını kolaylaştıracak, toplumla bütünleşmelerini sağlayacak, onlara bu toplumun vazgeçilmez bir ferdi olduğunu hissettirecek hizmetlerde özen gösteriyoruz. Tuzla Belediyesi Gönül Elleri Çarşısı, sosyal belediyecilik, gönüllü katılım, örgütlü demokratik yönetim anlamında örnek bir yapılanmadır.

Kadın Kent Gönüllülerimizle kentin sosyo-ekonomik haritasını çıkarıyor, el sanatları eğitimi ile kadınlarımıza gelir kaynağı oluşturuyor, maddi sorunlar karşısında imkanlarımız ölçüsünde kayıtlı, sistemli ve planlı bir modelle hizmet sunuyoruz. Sosyal alanda da Mutlu Aile Projesi, Anne-Baba Okulu ve Evlilik Okulu gibi örneği bulunmayan projelerimizle, aile yaşamında huzur ve mutluluğa ortak oluyoruz.

Toplumun temeli ailenin her ferdiyle eğitimli, sağlıklı ve mutlu yaşaması için sürdürdüğümüz projelere destek veren herkese teşekkür ediyor, proje sahibi Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu ile birlikte gerçekleştireceğimiz bu sürecin hayırlı olmasını diliyorum.

PROJELER

Tuzla ‘ da devam eden vve gerçekleştirilen Marina, Şelale Park,Nikah Sarayı ve Kültür merkezi projelerinin, Ayyıldız-Aydıntepe-Orhanlı Sosyal tesislerinin yanı sıra İstanbul’un en uzun sahil şeridinde denizde bir dünya inşa ediyoruz.

2.500 Tuzlalı’ya istihdam, AVM, 5 yıldızlı konaklama, modern balıkçı barınağı, Eğlence, dinlenme alanları ve daha bir çok fonksiyonu bünyesinde barındıracak. Yılda 25 milyon ziyaretçi ağırlayacak. Marina, 2015 Mart’ta hizmete açılıyor.

185 bin metrekare yeşil alanı da bünyesinde barındıracak olan 840 yat kapasiteli Tuzla Marina içerisinde 200 kapasiteli balıkçı barınağı, alışveriş, hizmet ve servis alanları, su oyunları eğlence parkı, seyir terasları, kafe ve restoranlar, parklar, çocuk oyun alanları, açık spor sahaları, yürüyüş yolları, gösteri alanları, konaklama alanı, kent meydanı ve 5 bin araçlık otopark da yer alacak.

Tuzla Marina’nın, sosyal alanları ve 840 yat kapasitesi ile bir cazibe ve çekim merkezi olacak olan bu proje ile Tuzla’ya yılda 25 milyon iç ve dış turizmden ziyaretçi beklenmekte. Ayrıca, Tuzla Marina’nın E-5 ve raylı sistem ile entegre olacak ve ulaşım akslarının merkezinde yer alacaktır.

Tuzla Marina’nın, Tuzlalılar’ ın ekonomik yaşamına da büyük katkı sağlayarak  en az 2 bin 500 Tuzla’lıya istihdam sağlayacaktır.

ŞELALE PARK

110.000 m2’lik Türkiye’nin en fonksiyonel parkını 16 Mart’ta hizmete açtık.  

Tuzla’ya Türkiye’nin en fonksiyonel parkını kazandırdık. Anadolu yakasının spor, eğlence, eğitim ve kültür merkezini hizmete açtık.

20.000.000 TL lik yatırımla inşa edilen Şelale Park’ta Buz Pateni Pisti, Planetaryum, Gemi Kafeterya, Amfi Tiyatro, Bowling,  Araç Müzesi, Teknoloji Müzesi,  Çocuk Müzesi,  Havuz & SPA Center,  Lunapark, Çocuk Oyun Alanı, Trafik Köyü,  Yüzme Havuzu,  Mescit

 Çarşı,  Şelale yer alıyor.

NİKAH SARAYI VE KÜLTÜR MERKEZİ

2 adet tiyatro da sahnelenebilen nikâh salonu (517 ve 200 kişilik); 3 Adet Gelin Odası, Nikâh Memur Odası ve Fuaye, 12 Adet Büro, Kuyumcu, Çiçekçi, Bebek Bakım Odası ile Tuzla’ya Nikah Sarayı ve Kültür Merkezi kazandırdık. 

4.000.000 TL yatırıma mal olan leb-i derya Nikah Sarayı ve Kültür Merkezi’mizde, yılda 1500 nikah ve organizasyonda ortalama 100.000 kişiyi ağırlıyoruz.

SOSYAL TESİSLER

Eşsiz manzarası, sosyal tesis anlayışına uygun fiyatlarıyla, dalında uzman personelle sınırsız müşteri memnuniyetini esas alarak çalışmalarına başlayan Tuzla Belediyesi Sosyal Tesisleri, self servis anlayışıyla salatbar, sıcak yemekler, ızgara çeşitleri, sıcak ve soğuk içecekler ile tatlı seçenekleriyle haftanın her günü  sadece Tuzla’nın değil tüm Anadolu yakasına hizmet sunuyor. Tuzla Belediyesi sosyal tesislerinde şehit ve gazi ailelerine yüzde 25 indirim uygulanıyor.

Ayyıldız Sosyal Tesisleri

Nikah Sarayı ve Kültür Merkezi’mizin hemen yanında, denize nazır Ay yıldız şeklindeki tesisimiz ile kalite ve hijyeni ucuza sunuyoruz. 4 Milyon TL değerinde tesisi hizmete açtık.

Aydıntepe Sosyal Tesisleri

Aydıntepe’de denize hâkim bir noktada işletmesi Tuzla Belediyesi’ne ait, kalitenin ucuza sunulduğu bir tesisi daha hizmete açtık

Orhanlı Sosyal Tesisleri

Tuzla Belediyesi Orhanlı Sosyal Tesisleri, 60 kişilik iç mekanı, 100 kişilik açık alanı ile hizmet vermeye başladı.

GÖNÜL ELLERİ ÇARŞISI

Veren elle alan eli Tuzla Belediyesi Gönül Elleri Çarşısı”nda buluşturuyoruz. 2.000 m2 kapalı alanda hizmet veren çarşımızda 2.763 gönüllü kadın ile yardıma muhtaçlara ulaşıyoruz. Toplumun her kesiminden her renginden 2.763 kişi ile kapı kapı dolaşarak ihtiyaç sahiplerine ulaşıyoruz. İhtiyaç olabilecek her şeyin bulunduğu bir çarşı Gönül elleri Çarşısı.

KADIN EMEĞİ PLATFORM ÇARŞISI

Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, üreten bayanlara kalıcı bir hizmeti 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde hediye etti.

Tuzla Belediyesi’nin katkılarıyla Tuzla Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından kurulan Kadın Emeği Platform Çarşısı”nda, sanat eseri ve el emeği üreten tüm bayanlar ürünlerini satıp kazanca dönüştürüyor.

portfolio5

portfolio5

portfolio5

İstanbul Kâğıthane Halk Eğitim Merkezi

yuregirlogo

TARİHÇE

Merkezimiz halkımıza ilgi,  istek ve yetenekleri doğrultusunda ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmelerini  sağlamaya yönelik olarak; çeşitli süre ve düzeylerde hayat boyu eğitim, üretim,  rehberlik ve uygulama etkinlikleri yapmaktadır.

Hizmet binamız, Kağıthane  Belediyesi tarafından Soroptimist Kulüpleri Federasyonuna tahsis edilen 3000 m²  lik arsa üzerinde İL Özel İdaresi ile müştereken inşa edilmiştir. 5 Eylül 1972  yılında Şişli Gültepe Halk Eğitimi Merkezi olarak hizmete başlamıştır.

1988 yılında Kağıthane’nin  Şişli’den ayrılarak ilçe olmasından sonra da Kağıthane Halk Eğitimi Merkezi  olarak hizmete devam etmektedir.

Merkezimiz “Hayat Boyu  Öğrenme” şiarı ile kendini günden güne geliştirerek yenilemektedir.  Vatandaşlarımıza çağın gereklerine uygun hizmet vermekteyiz.

VİZYON

“Yaşam Boyu Öğrenme”, ilkesinden hareketle, insanların ilgi, istek ve ihtiyaçları doğrultusunda kurs, seminer ve etkinlikler düzenleyerek çağın ihtiyaçlarına cevap verebilecek bilgi, beceri ve davranış kazanmış bireyler yetiştirmek, kültürümüzü geliştirmede ve gelecek nesillere aktarmada köprü olacak bir kurum olmaktadır.”

MİSYON

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu güne her seviyedeki insan eğitiminin hedeflediği; sosyal, kültürel, mesleki, teknik bilgi ve beceri anlamında nitelikli eğitimin gerçekleşmesi ve bu amaçla yaygın eğitim ilkeleri doğrultusunda Türk Milli Eğitim sistemindeki işleyişi etkin bir biçimde yerine getirmek, çağdaşlığı takip etmek ve geliştirmek; etkileşimdeki tüm bireylerin etkinlik ve verimliliklerini, memnuniyetlerini arttırmak ve gelişimlerini sağlamak!

İzmir Konak Belediyesi

yuregirlogo

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KONAK

“Konak”, İzmir’de sadece bir semt ya da mahalle adı olmayıp özellikle son iki yüzyıldır şehrin merkezi olmuştur. Bu nedenle Konak Meydanı ve çevresine “İzmir’in Kalbi” diyebiliriz. Meydan ve çevresini oluşturan alanın en önemli yapısı hiç kuşkusuz İzmir Hükümet Konağı’dır. Konak, ayrıca Saat Kulesi, Belediye Sarayı, Vapur İskelesi, Yalı Camii, Ankara Palas, Anafartalar Caddesi girişi, Askeri Kıraathane, Milli Kütüphane ve özellikle Sarı Kışla başta olmak üzere günümüze kadar ulaşabilmiş ya da geçmişin anıları içinde kalmış birçok mekânı barındırmış bir semttir ve iş merkezi yoğunluğu hem de hemen tüm İzmir’den varılan/ulaşılan son nokta olma ile hemen tüm İzmir’e ulaşmak için yola çıkılan ilk nokta olma özelliğini uzun yıllar koruyarak İzmir’in merkezi olmayı başarmıştır. İzmir kadar büyük bir başka kentte hemen tüm yoğunluğun Konak gibi bir tek alana yığıldığı bir başka örnek bulmak çok zordur. Konak, yakın zamana kadar İzmir’in bir numaralı ticaret merkezi Kemeraltı ve çevresinin ana giriş-çıkış kapısıdır. Kemeraltı gibi akla gelebilecek her türlü malın satıldığı bir efsane çarşıya çoğunlukla buradan ulaşılmıştır. Bunun en önemli nedeni ise demiryolu ulaşımı hariç diğer tüm şehir içi ulaşım araçlarının her yöne başlangıç noktasının Konak Meydanı olmasıdır. Alsancak ve Güzelyalı yönüne giden atlı tramvayların; sonraları İzmir’in her semtine otobüs ve troleybüslerin; Çeşme-Karaburun yönüne giden her türlü kaptıkaçtı, otobüs, midibüs, ve minibüslerin; başta Karşıyaka olmak üzere Foça’dan Karaburun’a kadar irili ufaklı ondan fazla iskeleye giden körfez vapurlarının hareket ve varış merkezleri Konak Meydanı’dır. Günümüzde başta Halkapınar olmak üzere birçok merkez büyüyen İzmir’in yükünü Konak Meydanı ile paylaşmıştır. Eskiden İzmir’de hemen her semte Konak’tan kalkan otobüslerle gitmek olası iken şimdi ömründe Konak Meydanı’nı görmemiş insanların yaşadığı semtler vardır. Öte yandan Konak Meydanı özellikle XX. Yüzyıl’ın ikinci yarısında “Meydan olamamış” bir meydan özelliğini ya da özelliksizliğini yakın yıllara kadar sürdürmüştür. 

KONAK BELEDİYESİ

İzmir’ in 147 yıllık belediyecilik tarihinde Konak İlçe’ sinin seçilmiş ilk kadın belediye başkanı olan Sema Pekdaş’ ın kadın bakışı, duyarlılığı ve kararlılığıyla oluşturduğu yerel yönetimde  yeni hizmet mekanizmaları aracılığıyla kadınların hayatları kolaylaştırılmaktadır.

Belediyede öncelikle kadınlara hizmeti hedefleyen Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü kurulmuştur ki bu Türkiye’ deki ilçe belediyeleri arasında bir ilktir. Bu müdürlüğün amacı kadına yönelik  sosyal ve yerel politikalar üretmek; kadınların yanında, çocuk, yaşlı, engelli v.b. gibi tüm dezavantajlı grupların belediye hizmetlerinden eşit olarak yararlanmalarını sağlamaktır. Müdürlük bünyesinde yer alan ve yine Türkiye’ de bir ilk olan “Eşitlik Birimi” belediyenin bir otokontrol sistemi gibi çalışarak verilen hizmetlerin eşit dağılıp dağılmadığının denetleyicisi olacağı gibi hizmet kalitesinin de artmasını sağlayacaktır. Konak Belediyesi ilçenin en ihtiyaç sahibi bölgelerinde kurduğu yedi semt merkezinde kırk değişik alanda verdiği kurslarda kadınları meslek sahibi yapmaktadır. Bu kurslardan her yıl üçbin kişi yararlanmaktadır. Meslek odası ve benzeri işveren örgütlenmesi niteliğinde olan sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan görüşmeler sonucu düzenlenen bu kurslarla eleman açığı olan alanlarda kadınların iş bulabilmeleri de kolaylaştırılmaktadır.  Kurslara gelen veya çalışan kadınların çocuklarının yararlanabileceği çocuk merkezleri ve etüdler açılması da yıl sonuna kadar hedeflenen çalışmalar arasındadır.

İlçemiz sınırları içerisinde her yıl binbeşyüz kadına kentlilik bilincini geliştirmek, sosyal hayatın içerisinde daha fazla yeralmalarını sağlamak üzere kültür gezileri düzenlenmektedir.

Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında 2014 yılının sonuna kadar yirmi yataklı, bir yılda ikiyüz kadının yararlanabileceği sığınma evi açılacaktır. Belediye tarafından ilçemizde yeni doğum yapmış annelere destek olmak amacıyla bebeğin günlük ihtiyaçlarını karşılayan bebek setleri hediye edilmektedir.

Ülkemizin en çok göç alan şehirlerinin başında gelen İzmir’ in merkez ilçesi konumunda olan ilçemizdeki kadınlara ve tüm İzmir’ e hizmet veren “Ayla Ökmen Kadın Danışma Merkezi” şiddete maruz kalmış veya kalma riski taşıyan kadınlara hukuksal ve psikolojik danışma hizmeti vermektedir. Merkezimizdeki avukat ve psikologlarımız panel ve konferanslar aracılığıyla gerek kurslarımıza gelen gerekse okullarda veli konumunda olan kadınları yasal hakları ve sağlıklı aile içi etkin iletişim konularında eğitmektedir.